haber eksen tekirdağ çorlu çerkezköy malkara hayrabolu saray şarköy haberleri

tekirdağ haberleri
Ana Sayfa    |    Gündem    |     Politika     |     Ekonomi     |     Spor     |     Sağlık     |     Künye    

     Çiçek Çocuk Demokrasi
     Beş altı yaşlarında olmalıydı, iki kadınla birlikte sahilde yürüyorlardı. Kadınlar, sahilin zaman, emek ve masraf ile yaratılmış güzelliğine hayranlıklarını gizlemeden çimenlere uzanıp çiçekli pozlar veriyorlardı. Çocuk da onlara sokularak bensiz güzellik olmaz edasındaydı. Elbette haklıydı çocuklar dünyanın her yerinde en güzelin güzelliğine güzellik katacak değerli varlıklardır. Bu duyguyu yaşıyormuş gibi mutlu ve müsterih pozlar veriyordu. Görenlere estetik şölen yaratan düzenlenmesi bitmiş sahilin renk renk çiçek bahçesine dönmesiydi,  çocuğa can yangınlı çığlıklar attıran.
     Koparmayınnnnnnn, koparmayınnnnnn, koparmayınnnn diye ses tellerinin tüm gücünü kullanarak bağırmaya başladı, birlikte fotoğraf çektirdiği kadınlara. Çünkü kadınların ikisi de insanlara mahsus duygular ile fotoğraf çektirdikten sonra, hayvanlara mahsus güdüler ile çiçekliğe dalıp bazılarını koparmaya başlamışlardı. Çocuğun sesi ile irkildim lakin kadınların çiçeklere karşı acımazsızlığı ile canımın yanması irkintiği öfkeye çevirdi.
     Çocuğun çığlıklarını duyan ve gören herkeste öfke seli yarattı. Görenlerden en yaşlımız kadınlara döndü, Çocuk kadar aklınız izanınız yok kuş beyinliler, dedi. Çocuğun çığlıklarına aldırmayan kadınlar yaşlımızın öfke kusan haline tepki vermeğe hazırlanırken onlara bakanların kınayıcı bakışlarını sezerek sessizce sıvışmayı tercih ettiler. Lakin gören duyan herkes çocuktaki gelişmiş doğa vicdanının karşısında saygılarını ifade eden sözler kullanıp söylene söyle yoluna koyuldular. Gidip çocuğu yakalayıp alnından öpme isteğimi bastıra bastıra bende yoluma devam ettim. Ömrünün büyük bölümü çocuklar ile geçen biri olarak, o temiz ve asil dünyalarını tekrar yaşadım. Çocuğa çiçek hassasiyeti verenlerin emeğine acıdım.
    Çünkü onlar büyüdükçe başka büyükler onların insana ve doğaya olan hassasiyetlerini çalıp yerine vurdumduymazlık veya acımasızlık koyuyorlar. Muhtemelen annesine ve yanındaki kadına koparmayın diye bağıran çocuğu, Tüm çocuklar çiçektir, öğretisi ile okulda doğa dostu yapmışlardır. Çünkü çığlıklarındaki içselliğin anlamı derindi, çocuk bir tarafı koparılmış gibi bağırıyordu.
   Genellikle iki şeyi çiçek bahçesine benzeterek vermeğe çalıştık çocuklara. Biri çocuklar öbürü demokrasi. Değerlerinin korunması birbiri için çok önemli olan soyut ve somut olan iki kavram: Çocuk ve demokrasi. Çocukların mutlu olduğu yerde demokrasi güçleniyor ve demokrasinin güçlü olduğu yerlerde çocuk daha değerli kılınıyor. Yani çocuklar demokrasiyi, demokrasi çocukları koruyup geliştiriyor. İkisi de güçlü olunca çiçekler cennet yaratıyor. Bir toplumun bundan daha kutsal ne ereği olabilir ki. Olabilir diyenlerin de, çocuklarının da içler acısı halleri bizlerin yüreğini yakıyor ama onların yüzleri kızarmıyor.
     Yıllar yılı sayısız deneylerde gördük ki, anne-babaya rağmen verilen eğitim asla kalıcı olmuyor. Çocuklarımıza verilen doğru davranışların korunabilmesi için mutlaka anne-baba tarafından beslenmesi gerekir. Yoksa annesine bağırdığı için ağzına yediği tokattan çiçeğe düşmanlık duygusu da gelişebilir, hukuk duygusunun gereksizliği de. Bunları iyi bilen Atatürk”ün kızlara okuma zorunluluğu getirmemesi düşünülemezdi. Gene Meclis”in açıldığı günü Çocuklara Armağan etmesi Cumhuriyetimizi geliştirip çağdaş demokrasiye dönüştürmesi için onlara verilen mesajdan başka ne olabilirdi ki. 
Naip 

Okunma :886
Yapılan Yorumlar

Tüm Hakları Saklıdır. Haber Eksen Tekirdağ 2016©

posta@habereksen.net

Tekirdağ Çorlu Çerkezköy Trakya Haberleri