haber eksen tekirdağ çorlu çerkezköy malkara hayrabolu saray şarköy haberleri

tekirdağ haberleri
Ana Sayfa    |    Gündem    |     Politika     |     Ekonomi     |     Spor     |     Sağlık     |     Künye    

Çocuk ve Ödül

Çocuk: dünyamızın olmazsa olmayan muhteşemleri, bazen bir gülüşleri bazen bir küsüşleri bayatlamış düşlerimizden uyandırır bizi, Ben de bir insanım sizin gibi, der tüm beden dili, ruhumuzun en derinine işleyerek. Samyeli gibi narin, çığlık dalgası kadar haşin olurlar bazen. Bize vermek istedikleri mesajları yazamazlar, söyleyemezler, bazen bir damlacık yaş ile bazen bir yavru kaplan kükremesi ile bedenleriyle dışa vururlar, bazen sevinçlerini bazen öfkelerini.Konumuz Çocuk ve Ödül. Bu konuda epey uzman kitabı ve makalesi okuyan ve okuduklarını yaşama geçiren biri olarak görüşlerimi paylaşmanın uygun olacağını düşünüyorum.Yaşadıklarım bana çocuk ve ödülün birbirine çok yakışan sözcüklerden olduğunu anımsatıyor. Hitlerci veya Stalinci bakışları hastalıklı görüş sayıp uygarlık dışı saydığımızda çağdaş yaklaşımların hepsi bu iki sözcüğe hoş bakıyor.Ancak; ne ödül ne hedef asla abartılmamalı. Çocuğu disipline etme anlamında kullanılması gereken ödülün, yapamayacağı hedef ile ilgilendirilmesi ne istendik davranışların gelişmesine neden olur ne de özgüvenini sağlar. Tam tersi kendini başarısız hisseden bir çaresiz yaratmış oluruz.Ödül denilen şey: hediye, armağan, mükafat adı ne olursa olsun, çeşitlenmesi gayet kolay ve boldur. Bir kurşun kalemdir ödül bazen, bazen bir aferin. Bazen sevdiği keki yapmaktır, bazen sevdiği oyunu oynamak. Bazen saçlarını okşayıp öpmek, bazen alkışlatmaktır.Ancak çocuk ve davranışları ile ilişkisi doğru kullanılmazsa zararları da hayli yaygındır. Örneğin şu sınavdan 100 alırsan veya karnene Takdir ekli getirirsen sana şunu ya da bunu alırım demek fayda yerine zarar getirir. Çünkü çocuk sadece verilecek ödül ile 100 veya takdir almaya odaklanıp istendik davranışları ıskalar. Bu ıskalama süresi uzun olursa öğrenci psikolojisi ve pratiğinden uzaklaşır beklide rüşvetçiliğin temeli atılmış olur.Aslından ödül, biz büyükler ile çocuklar arasında sıradan bir alışverişten ibarettir. Bizler çocuklardan bir şeyler isteriz, onlar bu isteğimizi uygulamalı onaylamış olurlarsa ödülü hak etmiş olurlar. Parası olanın alacağı pahalı hediyeler parası olmayanın çocuğa vereceği yüreğinden daha değerli değildir. Bu konuda problem varsa çocuğumuzun eğitimi ile ilgili problem var deyip irdelemek gerekir.Biz çocuklardan sorumlu, terbiyeli, çalışkan, düzenli vb olmalarını isteriz. Bu bir gün veya bir haftada olacak şey olmadığını en başta bizim bilmemiz gerekir.Bizim isteklerimize rağmen çocuk hata yapma hakkını kullanacağı zaman, bu hakkın hakkı olduğunu lakin dokunulmaz olmadığını hatta terk edilmesi gereken bir hak olduğunu söyleyip doğru olan seçeneklerin hoşluklarını somutlaştırıp sunarız. İşte buna doğru davranış geldiğinde ödüllendirmek tam zamanı olacak.Bizim isteğimiz onun hayata başarılı biri olarak atılması en uzak hedefimiz. Bu hedefi göstererek ön hedeflerimizi çocuğun hayallerine sokarsak, çocuk neden 100 alması gerektiğini veya Takdir”in neye yaradığını içselleştirip düşünsel ufuklar açar kendine.Ödüllendirmenin en doğru amacı içselleştirdiklerinden sorgulayan, yargılayan, eleyen düşünsel davranışlar üretmesi.Bunun mükemmel sonuçlar vermesini hemen beklemek: çocuğa Hemen büyü adam ol, demekten başka bir şey değildir. Çünkü çocuklar hemen büyümez, tüm canlılar gibi. Şükrü Işık

Okunma :684
Yapılan Yorumlar

Tüm Hakları Saklıdır. Haber Eksen Tekirdağ 2016©

posta@habereksen.net

Tekirdağ Çorlu Çerkezköy Trakya Haberleri