haber eksen tekirdağ çorlu çerkezköy malkara hayrabolu saray şarköy haberleri

tekirdağ haberleri
Ana Sayfa    |    Gündem    |     Politika     |     Ekonomi     |     Spor     |     Sağlık     |     Künye    

 

                                     Sosyal Medyanın Davranışlar Üzerindeki Etkileri

          İnternet üzerinde kişisel profilimizi oluşturmamıza izin veren sosyal mecralar; birçok yönden biz­leri besleyen, arkadaşlarımızla daha sık iletişim kurabilmemize olanak veren, hem yararları hem zararları sıkça tartışılan platformlardır. Ülkemizde, 35 milyonun üzerin­de internet kullanıcısı bulunu­yor. Başta belirtmek isterim ki; sosyal medyanın sayısız yararları vardır. Toplumsal bir sorunun detayları, çaresiz bir kişinin sıkıntısı, birçok derde deva olabilecek nitelikte konuların hızlı bir şekilde herkese iletilmesi, gezilip görülmeye değer yerlerin tanıtımı gibi daha bir çok konuda sosyal medyanın etkisi kesinlikle çok büyüktür. Burada belirtmek istediğim konu, sosyal medyanın kişinin psikolojisine ve dolayısıyla çevresi ile olan ilişkilerine olan etkisidir. Artık kişi­liğimizi dilediğimiz gibi, belki de hiç olmadığımız, olmak istediğimiz şekil­de sergileyebileceğimiz, sanal benlik kurgulayabileceğimiz bir dünya var.  Kişisel profil oluşturabilmek, kendini önem­seyen insanoğlu için bulunmaz bir fırsat sunuyor fakat diğer yandan egolarımız tamamen doğal olmamı­za izin vermiyor. Sosyal mecralarda kendimizi daha güzel, daha kültürlü, daha politik, daha çok okuyan, daha çok gezen insanlar gibi göstermek konusunda çaba sarf ediyoruz ancak olumsuz yönlerimizdense hiç bahsetmek istemiyoruz. Olumlu yönlerimizi daha çok ortaya çıkartı­yor. Daha iyi görünmek, daha çok beğenilmek, daha “cool” olmak, daha çok sevilmek istiyoruz. Beğeni, paylaşım, tweet (Sizin takip ettiğiniz bir kişinin yazdığı mesaj sizin ekranınızda da görünür. Eğer siz bu mesajı tweet ederseniz , siz de bu mesajı sizi takip eden herkese göndermiş olursunuz.), takip sayısı gibi kriterleri fazlasıy­la önemsiyor, her zaman etkileşimi yüksek paylaşımlarda bulunmamız bir gereklilikmiş gibi hissediyor, kendimizi de bu doğrultuda içerik üretmeye programlıyoruz.

          Sosyal medyada; güncel, toplum­sal, siyasi, magazinsel konular gündemi belirliyor. Bu yoğun trafik içinde, o konuda fikir beyan etmek, tepki göstermek, yorum yapmak sosyal medyanın olmazsa ol­mazı. Eğer böyle bir konuda fikir be­yan etmiyorsak gündemden bihaber gibi algılanma ihtimalinin baskısından çekiniyoruz ve hemen o konuda “ben de bu konuyla ilgili fikir sahibiyim” mesajını verecek içerikler paylaşmaya yöneliyoruz. Bu konuda paylaşacak özgün bir içeriğimiz yoksa kendi dü­şüncemize en yakın paylaşımı bularak kendi profilimizden tekrar paylaşıyor, böylece konuyu takip ettiğimizi göste­riyoruz. Gündemi takip edenler arasında bir ya­rış varmış gibi, haberi ilk önce vermek istiyor, bu konuda bir fikir önderiymiş gibi algılanmak istiyor, böylece en çok takipçi bizde olsun istiyoruz. Çok eski bir videoyu paylaşmama konusunda özen gösteriyoruz. Eğer biz yeteri kadar “cool” payla­şımlar yapamıyorsak ve arkadaşlarımızı böyle görüyorsak bu bizde mutsuzluk yaratıyor. Bazı bireyler, bu durumlarda özen­dikleri kişileri taklit etmeye başlıyor ve tüm paylaşımlarını bu amaç doğrultu­sunda yapıyorlar. Sürekli aynı konuda yazarak da bir konuda uzman görünmek istiyoruz Yan yana gelindiğinde hiç bahsi geçmeyen konular hakkında, sosyal medyada devamlı derin bilgiler paylaşabiliyorlar. Kısacası, takip edildiğimizi bilerek hareket ediyoruz.

          Tüm bu davranışlardaki motivas­yon; kendine yeni bir benlik inşa et­mek, kendini güçlü hissetmek ve bu vasıtayla daha iyi bir iş-sevgili veya eş bulmak, daha iyi bağlantılar kurmak şeklinde kendini gösteriyor.. Normal hayatta kendilerini çok iyi ifa­de etme fırsatı bulamayan kişiler, sosyal medya sayesinde bu fırsatı bu­luyor ve bunu kendilerini ifade etme aracı olarak kullanıyorlar. Bir süre sonra beğenilme ihtiyacı, yerini reddedilme korkusuna bırakıyor. Yolda yürürken bir tanıdığa selam ve­rip karşılık alamadığında üzülüp, özel­likle de yanında başka insanlar varsa kendini küçük düşmüş hisseden ve bu konuda takıntılı olan kişiler bunun sosyal medyadaki yansımasını da kal­dıramıyor. Bu noktada, paylaştığı içerik beğeni almayınca, yazdığı yorum ce­vapsız kalınca içerikleri silerek itibarla­rını korumaya geçiyorlar. Aslında olmak istedik­leri mertebeye ulaşıncaya kadar çaba­ları sürüyor, şansları yaver gidip feno­men olduklarında ise cevap vermeyen taraf oluyorlar

          Birbirimizi takipçi ve profil fotoğrafı beğeni sayılarıyla yargıladığımız, beğeni, paylaşım, t­weet, takip sayılarını bu derece önemsediğimiz, bunlara sevinip üzül­düğümüz günümüz dünyasında böyle davranışları çok da garipsememek ge­rekir. Sosyal medya çıkışlı başarı ve aşk hikâyeleri devam ettikçe kişiler, kendi­lerini bu şekilde ifade etmeye devam edeceklerdir. Ancak, şunu unutmamak gerekir ki; sosyal medya üzerinden kurulan diyaloglar, gerçek, canlı canlı kurulan diyalogların yerini asla ve asla tutmaz.

Saygılarımla

Okunma :827
Yapılan Yorumlar

Tüm Hakları Saklıdır. Haber Eksen Tekirdağ 2016©

posta@habereksen.net

Tekirdağ Çorlu Çerkezköy Trakya Haberleri