haber eksen tekirdağ çorlu çerkezköy malkara hayrabolu saray şarköy haberleri

tekirdağ haberleri
Ana Sayfa    |    Gündem    |     Politika     |     Ekonomi     |     Spor     |     Sağlık     |     Künye    

Vahşi Batı ve Uşakları

Devlet tüm yurttaşlarının her türlü ihtiyaçlarını; sağlıktan güvenliğe, eğitimden adalete karşılamak zorundadır. İnsanlarının sağlığını üfürükçülere, eğitimlerini dogmatik fırsatçılara, adaletini totemlere, güvenliğini şamanlara teslim eden sayısız devlet var. Hatta bunlar BM” e üye bile olmuşlar. Lakin yurttaşlarının acı ve isyanlarını anlamak yerine zulüm çeşitlerini üreterek bastırmaya çalışmaları çağdaş dünyanın umurunda bile değil.

Çünkü çağdaş dünya diye bildiğimiz olgu ve olayların nerdeyse tamamını emperyalist ruh yönetiyor. Bu ruh bazen ABD gibi azgın ve arsız oluyor bazen Almanya veya Fransa gibi demokrasi kahramanı(!) İlginçtir bu cenahtan gelen sosyalistlerin bile bize emperyalizmin jandarması gibi davranmalarına şahit olduk.

Ülkesinde özgürlüğü yasaklayan Kral”a dost olan ABD, Irak”a demokrasi “aparıp” soyup soğana çevirerek, kan revan içinde bırakmasına Vahşi Batı gıkını bile çıkarmadı. Çünkü onlarda en az öbürü kadar vahşi ve gizli bir eylem içindeler: En kanlı terör örgütlerini beslemek.

Düşünsenize, olduğu her yerde eli kanlı olan ABD bizi insan hakları ve özgürlükleri konusunda eleştiriyor. Veya Avrupalılar bize insanlık dersi veriyor. Dünyanın kanını emerek kendilerine refah yaratanların bu tacizleri insanın yüzünü kızartıyor.

Ne yazık ki bazı eleştirileri doğrudur. Demokrasi ve insan hakları konusunda eli kanlı katillerden uyarı almak zorumuza gitmeli, onurumuza dokunmalı ki, birbirimizi sevmek ve değerini anlamak için illa bir felaket yaşamamız gerekmesin.

Emperyalist uşaklarının kurdukları kumpaslar ile ordumuzun omurgası kırılıp onuru yerle bir edilirken Vahşi Batı bize övünçler düzüyordu, Demokratik açılımlar yapılıyor, diye. Çünkü ordumuz emperyalist ihanetleri görmüş ittifaklarımızı sorgulamaya başlamıştı.

Cumhuriyetin bağımsızlık ruhunun yıllardan beri kaybolmasını fark edip dik durmanın zamanı geldiğini anlamıştı. İçindekilerden bazılarının yıllar yılı Ağa-Bey çeteleri ile ittifak kurup Cumhuriyeti halktan uzaklaştırmaları sonucu din düşmanı dincilerin halkı nasıl ayarttığını da sezmişti. Bu anti-emperyalist ruhun günlük politikaya yansıması emperyalizmin can damarlarından birinin kesilmesi demekti.

Çünkü içimizden arakladığı uşakları rahat çalışamayacaktı. Ve biz demokrasi ve insan haklarını önemsemeyerek aslında kendimize kuyu kazıyorduk. Devletin nerdeyse tüm kurumlarına sırf bizden diye liyakati olmayanları yerleştirmek en büyük gafımızdı. Onların devlet içinde devlet olma halleri efendilerini kesmedi, Vahşi Batının tüm dayatmalarına evet diyenleri istiyordu.

Bastılar düğmeye, Anadolu”nun en yoksul yerlerinden en yoksul çocukları alıp, okutup; general, savcı, hakim vb yapmalarının karşılığında Halkınıza kıyın, dediler.

Sahiplerinin aptal bir işbirlikçi olduğunu anlamayanlar kıydılar, uyanıp vazgeçenler demokrasi ve insan haklarının uygar bir toplum için en önemli harç olduğunu anladılar. Cumhuriyetin faziletlerini fark ettiler.

Onurlu ulus olmanın totemlerle olmadığını anlayanlar çok daha önemli şeyler gerektiğini dilerim yüksek sesle söylerler.

Ve mutlaka bu dik duruş içinde vahşilerin bizi eleştiremeyeceği kadar uygar olmamız şart olmalı. Düşünsel karşıtlıklarımız bizim en büyük kazancımızdır. Aynı düşüncedeyiz diye etrafımıza aldığımız yalakalar bizi her zaman felakete götürür.

Şükrü Işık

Okunma :585
Yapılan Yorumlar

Tüm Hakları Saklıdır. Haber Eksen Tekirdağ 2016©

posta@habereksen.net

Tekirdağ Çorlu Çerkezköy Trakya Haberleri